Teppanyaki Alaturka – Çukurambar
Bugüne kadar Ankara’da birçok farklı dünya mutfağına ait yemekleri tatma imkanı bulmuştum. Uzak Doğu, İtalyan, Orta Doğu, Anadolu…vb mutfakların nadide yemeklerini başarı ile sunan birçok restoran mevcut. Bu restoranlara artık Teppanyaki Alaturka’yı da ekleyebiliriz. Teppanyaki Alaturka Aralık ayı içerisinde biz Ankaralılar’ın hizmetine girmeye hazırlanıyor. Ben, mekan açılmadan keşfetme fırsatı bulan şanslı insanlardan biri olarak, tecrübelerimi sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Ankara’daki uluslararası mutfağa sahip restoranlardan biri olarak hizmete girecek olan Teppenyaki Alaturka’yı diğer uluslararası mutfaklardan ayıran en önemli husus; mutfaklarının, mutfağımızla entegre edilmiş olması. Buyurun bu entegrasyonu belgelendirmeye :)
Bugüne kadar Ankara’da gittiğim mekanlar arasında, ilk ziyaretimde bu kadar ısınabildiğim, bu kadar beğendiğim, konseptine bu kadar uygun, ağır ama samimi bir mekan Teppanyaki Alaturka. Duvarlarından tavanına, masalarından sandalyelerine, garsonlardan aşçılarına kadar her yönüyle etkileyici bir mekan.
Mekanda birçok teppanyaki masası mevcut. Teppanyaki; yemeği pişirmek için yüksek ısıda döküm tava kullanılan Japon mutfağının bir çeşididir. Teppanyaki; demir tava (sac) anlamına gelen “teppan” ve ızgaralanmış-az yağda pişirilme manasına gelen “yaki” kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir. Sanırım yukarıdaki fotoğraflar açıklamaları netleştiriyor.
Teppanyaki Alaturka’da iki çeşit sunum mevcut, birincisi yukarıda açıklamaya başladığım teppanyaki, ikincisi ise Ala carte bölümüne yapılan mutfakta hazırlanmış yemekler. Bu yemekler genelde ortak fakat pişirildikleri yerler ve sunum şekilleri farklı. Her iki şekilde de çok keyifli olacağına eminim.
Teppanyaki Alaturka’yı keşfe, alt katındaki VIP odalarıyla devam ediyoruz. Özel gruplar, şirket toplantıları ve özel günler için 3 adet VIP salonu mevcut. Herşey en ince detayına kadar düşünülmüş, VIP odalarında TV yayınları, ses sistemleri ve her türlü teknik özellikler mevcut.
Birinci salonla aynı özelliklere sahip ikinci VIP salonu da gerçekten çok etkileyici.
3. VIP Salonu gerçekten tek kelimeyle muhteşem. 22 Kişilik bir oda, bu odada dikkat ettiyseniz “teppanyaki” yok. Buraya mutfaktan direkt olarak içerisindeki küçük oda vasıtasıyla geliyor yemekler. Küçük odada bir asansör sistemi mevcut, mutfakta hazırlanan yemekler asansör yardımı ile buraya indiriliyor. Gördüğünüz masa her şekle girebiliyor :), küçük bir parti için masalar kapanıp, özel bir parti için uygun bir hal alabiliyor. 3 VIP odasını da çok beğendim. Benim dikkatimden de kaçmış olabilir ama VIP odasına sahip Ankara’da başka bir mekan yok sanırım. Fiziksel olarak mekanı tanıdıktan sonra, gelelim sabırsızlıkla beklediğiniz lezzetlere ve sunumlara…
Acılı ekşili çorba uzak doğu mutfağının bir klasiğidir. Her mekan, kendi tarzında değişik malzemeler katarak bu çorbayı zenginleştirebilir. Teppanyaki Alaturka’da içtiğim çorbanın kıvamı, malzemelerinin dengesi ve lezzeti çok yerindeydi. İçmeden çıkmayın derim ben. Acılı ekşili çorbanın akabinde çok ilginç bir başlangıç daha servis ediliyor; Samosa yufkasına sarılı adana. Bilenler bilir Samosa Yufkası, milföy hamuruna benzeyen özel bir yufka çeşitidir. Bildiğimiz Adana Kebabını bu kıtır kıtır Samosa yufkasına sarıp yoğurt ile servis etmek, yazımın başında da belirttiğim gibi anca Teppanyaki Alaturka gibi bir mekanda olur. Mekanı özel ve marjinal kılan en önemli etkenlere başladık ve devam edelim.
Samosa Yufkasına Sarılı Adana fotoğrafı için üzgünüm, elimde net bir fotoğraf yoktu, sabırsızlıktan hep titretmişim :). Adanayı da midemize yolladıktan sonra geldi sıra “beef roll” ların tadına bakmaya. Beef roll; dana bifteklerin çok ince hale getirilerek arasına soğan-havuç garnitürünün eklenip teppanda pişirilmesiyle ortaya çıkan lezzetini tarifte en zorlandığım sıcaklardan bir tanesi. Gerçekten çok çok lezzetliydi.
Adeta bir sanat eserinin icrasını izler gibi, ustamızı izledik ve beef rolları özenle ve afiyetle yedik. Bizim gibi ete düşkün bir memlekette böyle bir icadı daha önce yememiş veya keşfetmemiş olmak “ahh ahh” dedirtti bizlere. Beef Roll’ları hızlıca tükettikten sonra, hazırlanan yemek bizleri en çok şaşırtanlar sırasında bence birinci sıradaydı. Ali Nazik yedik desem aranızdan biri “yok artık” der mi? Evet, bizler dedik. Buyrun Ali Nazik yapımına;
Ali Nazik malzemeleri yukarıda da gördüğünüz gibi, sarımsak-soğan-kıyma ve patlıcan. Soğan ve sarımsakları teppanda çeviren ustamız, üstüne dana kıymayı ekliyor ve bu güzelim ikiliyi de kısa sürede pişirip kenara alıyor. Akabinde patlıcanları teppanda kısa süre kavurduktan sonra üzerine kıyma harcını koyup, az sarımsaklı yoğurdu sos olarak dökerek servis ediyor. Buna inanamayan okurlar için buyrun ispatı :)
Ali Nazik’in şokunun etkisiyle atladığım teppanda pişen tavuk şişleri unutmuşum. Bildiğimiz tavuk şiş ama yine eminim yatırıldığı muhteşem soslar vardır ki yoksa bu lezzete ulaşamazdı. O kadar özenle pişirildi ki emeğe saygı duymamak imkansızdı. Buyrun tavuk şişlere :)
Uzak doğu mutfağının olmazsa olmazlarının başında pirinç gelir. Teppanyaki Alaturka’da nasıl bir pilav yiyeceğimizi ben kişisel olarak büyük bir merakla ve hevesle bekliyordum ki, masamıza pişirilmek üzere malzemeler geldi :)
Yukarıda gördüğünüz gibi Çav Pilavının yapımı sebzelerinin pişirilmesi ile başlıyor. Ustamız hiçbir sebzede en ufak bir yanık oluşturmadan hızla sebzeleri pişirdi. Bu pilavın yapımında biraz fotoğrafı bol tuttum, sebebi ise her aşamasını sizlerle paylaşmak istememdi. Pirinçler geldi ve üstüne bakın ne yapıldı :)
Evet doğru görüyorsunuz, çin pilavının olmazsa olmazlarından yumurtalar sahneye çıktı. Ustamız 3 adet yumurta kırdı ve sarısını ayırıp pirinç ile karıştırdı.
Pirinç ile yumurtanın sarısını karıştıran ustamız, yumurtanın beyazını ne yapacak diye düşünürken, beyazının da pişen halini en başta pişirdiği sebzelerin yanında bekleterek en sonunda, tüm malzemeleri karıştırdı. Yumurtaların pişerken sarısını almak bence en büyük ustalıklardan biriydi, bunu da es geçmemenizi diliyorum :)
Bu kadar yemenin üstüne, bize olimpiyat madalyası verseler az kalır derken masamıza olimpiyat halkası geldi :) diye bakınırken ustamız ananasları hafif hafif kızartmaya başlamıştı bile :)
Kızaran ananaslarımızın üstüne, Teppanyaki Alaturka yapımı dondurmalarımız da geliyor, meraklı gözlerimiz biraz daha meraklı bakmaya başlıyor :)
Dondurmalar da teker teker ananaslara yerleştirildikten sonra, ustamız müthiş şovunu bizlerden esirgemiyor.
Alev şovundan sonra Ananas üstünde dondurma tatlımızı soluksuz mideye indirdik. Gerçekten çok lezzetli ve değişikti.
Geldik Teppanyaki Alaturka incelememizin sonuna, yazımın başında da belirttiğim gibi, Ankara için değil Türkiye için çok önemli tecrübelerden biri olmaya aday bence. Ankara’nın uzak doğu mutfağına uzak insanlarının bile çok rahatlıkla gidip “çok yedikk yaa” tepkisiyle kalkabileceği, atmosferinin en az mutfağı kadar etkili olduğu, işletmecisinden aşçısına kadar herkesin ortak samimiyet duygusunda buluştuğu ve ziyaretçilerini de otomatik olarak bu ortak samimiyet duygusuna çağırabilen bir mekan.
Son olarak bize bu enfes lezzetleri sunan yakışıklı ekibin de bir fotoğrafını da sizlerle paylaşmak istedim :)
Teppanyaki Alaturka Çukurambar’da Aralık ayında yüksek ihtimalle açılmış olacak. Açıldığında da sizleri güncelleyeceğim.
http://teppanyakialaturka.com/
Teppanyaki Alaturkayı okuyabileceğiniz diğer blogları da verelim hemen :)
http://www.oburcan.com
http://www.burcakcubukcu.com/
http://www.buketpoyraz.blogspot.com/
http://www.minikkus.blogspot.com/
http://www.bonbondiyorki.com/
http://www.onursendere.com

























